Üç zamanlı
11/4/2009
Birazdan üzerime kalın yalnızlığımı alıp çıkacağım bu evden. Teki kaybolmuş eldivenim, Tanrının mimarlığında eşsizliğini zihnime muştulamış ılık ellerinin öksüz bıraktığını anımsatacak. Muhtemelen, hep bir telaş içinde yürüyen insanlara bakarken dalıp, hayatımı senin boşluğunla nasıl dengeleyeceğimi düşüneceğim. Hafif bir müzik basamak olacak, kulaklarımdan, içimde yanan cehenneme doğru.. Kımıldamayacak bile kollarım yürürken, yukarıdaki sonsuzluğun iplerini aşağı çekmiş gibi. Ve sen.. Bütün hayatımı sarmalayan bir hırka gibi kalacaksın. Çıkartsam, üşüyeceğim sanki.. İçgüdüleriyle hareket eden “yırtıcı” insanları seyrederken, bakışlar gözlerime dokunsun diye ağlamak istedim. Sadece bir an, tek bir an yardım istedim, haykırdım kendi derinlerime Tek bir an bütün gemiler battı sandım. Sonra hatırladım, kendime tek çarenin ben olduğunu Uzak diyarlardan bir masal seçtim; sihirli ayakkabı olmuştu ayağıma, bana ait olmayan bir düş yoluyla. Kimler geçiyor yanımızdan Sonu yok, bu yol nereye akıyor başlangıcında kaybettiğim Ah başka bir lisan var mı, bana bu karmaşık renkler içindeki özlemi tarifleyebilecek.. Yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum.. bir şeyler yine eksik. Yuvarlanıp gidiyordum baba ocağı yokuşlarında. Hiç beklemediğim bir seferdi. Soğuktu ve vapurda oturacak yer kalmamıştı bana. Mecbur gibiydim dışarıda donmaya. Önce yanına yaslandım vapurun. Şimdi Tanrıyı suçlayamam bu hüsrana mübah gördü diye beni. Nereden bilecektim, iskelede beklerken geçen zamanın, hayatımın en kritik anı olduğunu.. Şehrin karanlıkları yakıldı; bir aydınlığın soykırımıydı bu ömrüme biçilen. Bir duruşun ayak sesleriydi, gitmelerin yürek çınlatan ıssızlığında. İşin garibi kimse yerinden kımıldayamadı..Hatıralar senin küçük adamların; bir cumhuriyetin çöküşü ve bayrağı böğründe kalan küçük kız.. Rüyadan uyandık, birbirimize uykulu. Suç yok, suçlu yok Sadece biraz gücendim.. Evet, belki tökezledim. Ama yukarılara değil, basamaklara bakmanın anlamını öğrendim. Yoğun duygularımız, fevkâlade bir şarkının bütünü gibi. Ama çanların çalışını da duyabiliyorum. Gücümün kalmadığını kendime son defa hatırlatıyorum. Zaman öyle değerliymiş ki… En güzel manzaramdı senin gözlerinle gördüğüm dünya, peki ya kadrajı hep aynı yere doğrulturken kaçırdığım kareler..
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
1 yorum yazılmıştır.
2009-05-15 14:43:35 - Jasminum
Yazan: isimsizKırık dökük tarihlerden izler bırakıyorum ardıma, geleceğime ayna tutan yansımalarda sönüyor geçmişim.
Bağlantı - -
